Skip to content

Daha az harca, daha çok dönüştür.

Google Ads Uzmanı

Çoğu Google Ads hesabı, doğru müşterinin kullandığı doğru kelimelerde değil; alakasız, satın alma niyeti zayıf ya da tamamen yanlış aramalarda para sızdırır. Daha kötüsü, hesap sahibi çoğu zaman bunun farkında bile olmaz. Çünkü hangi tıklamanın gerçekten satışa, forma, telefon aramasına ya da WhatsApp görüşmesine dönüştüğünü ölçmüyordur. Ölçüm yanlışsa, ekranda gördüğün her metrik biraz yanıltıcıdır: tıklama var sanırsın, talep yoktur; dönüşüm var sanırsın, aslında spam formdur; kampanya çalışıyor sanırsın, bütçe marka aramalarına ya da düşük değerli trafiğe gidiyordur.

Benim yaklaşımım bu yüzden basit ama piyasada sanıldığından daha nadir: önce ölçümü düzelt, sonra optimize et. Google Ads hesabında ilk hedefim “daha çok tıklama” değildir. Tıklama satın almak kolaydır; önemli olan işe yarayan tıklamayı ayıklamak, boşa gidenleri kesmek ve sonunda planlayabileceğin bir maliyet/lead seviyesine yaklaşmaktır. Yani “bu ay ne olur?” belirsizliğini azaltmak, reklamı kontrol edilebilir bir büyüme kanalına çevirmek.

Bu, SEO ile birlikte yürüttüğüm ücretli arama tarafıdır. Organik ve ücretli arama birbirinden kopuk düşünülmemeli; çünkü ikisi de aynı niyet havuzuna, yani kullanıcının arama çubuğuna yazdığı ihtiyaca bakar. Kampanya yönetimi temelde bir bütçe dağıtım problemidir: hangi kelimeye ne kadar bütçe ayrılacağı, hangi arama teriminin dışarıda bırakılacağı, hangi teklif stratejisinin hangi veri seviyesinde çalışacağı ve hangi dönüşümün gerçekten optimize edilmeye değer olduğu kararlarını “bence iyi gider” diyerek değil; veri, ölçüm ve kontrollü denemeyle veririm.

Çoğu hesap neden para yakar

Google Ads’te para yakmanın sebebi genelde tek bir büyük hata değildir; birkaç temel kusurun birleşimi hesabı yavaş yavaş verimsiz hale getirir. En sık gördüğüm üç problem şudur:

  1. Kırık veya eksik dönüşüm takibi — Google hangi tıklamanın satışa, kaliteli leade ya da gerçek bir müşteri adayına dönüştüğünü bilmiyorsa, teklifini yanlış sinyale göre optimize eder. Örneğin form gönderimi ölçülüyor gibi görünür ama teşekkür sayfası yanlış tetikleniyordur; telefon tıklaması sayılıyordur ama gerçek aramalar ayrıştırılmıyordur; WhatsApp butonuna her dokunuş “lead” kabul ediliyordur ama konuşmaların kalitesi izlenmiyordur. Bu durumda otomasyon ne kadar güçlü olursa olsun yanlış hedefe koşar. En sık ve en pahalı hata budur, çünkü bozuk ölçüm bütün optimizasyon kararlarını kirletir.

  2. Yanlış kelime ve negatif eksikliği — Bir işletme “hizmet almak isteyen” kullanıcıyı hedeflemek isterken, reklamları “nasıl yapılır”, “ücretsiz”, “örnek”, “iş ilanı”, “şikayet”, “pdf”, “kurs” gibi bambaşka niyetlere çıkabilir. Bu aramalar bazen tıklama getirir, hatta tıklama oranını bile fena göstermeyebilir; ama satın alma niyeti yoksa bütçeyi emer. Negatif kelime yönetimi yapılmayan hesaplarda bu sızıntı sessizce büyür.

  3. Yanlış teklif stratejisi — Google Ads’te otomatik teklif stratejileri güçlüdür, ama sihirli değnek değildir. Yeterli ve doğru veri yokken agresif otomatik teklif kullanmak hesabı dengesizleştirebilir. Tersine, yeterli dönüşüm verisi birikmiş bir hesapta hâlâ manuel tekliflerle ilerlemek büyümeyi kısıtlayabilir. Asıl mesele stratejinin hesabın veri olgunluğuna uygun seçilip seçilmediğidir.

Bu üç başlık çözülmeden yapılan “reklam metnini değiştirelim”, “bütçeyi artıralım”, “başka kampanya açalım” hamleleri genellikle yüzeysel kalır. Önce temeli düzeltmek gerekir.

Süreç: hesabı nasıl kuruyorum veya düzeltiyorum

Google Ads yönetiminde benim için süreç, “hemen kampanya açalım” diye başlamaz. Önce hesabın neyi doğru bildiğini, neyi yanlış ölçtüğünü ve bütçenin nereden sızdığını anlamak gerekir. Yeni kurulumda da, mevcut hesabı devralırken de aynı mantıkla ilerlerim.

1. Dönüşüm takibi — her şeyden önce

Tek bir optimizasyon kararı vermeden önce GA4, Google Tag Manager ve Google Ads dönüşümlerinin doğru çalıştığını, gerçekten tetiklendiğini ve doğru sınıflandırıldığını doğrularım. Bu aşamada mesele sadece “etiket var mı?” değildir. Etiket doğru sayfada mı tetikleniyor? Tek bir kullanıcı aynı aksiyonu tekrar tekrar dönüşüm olarak yazdırıyor mu? Form gönderimi gerçekten başarılı gönderimden sonra mı ölçülüyor, yoksa butona basıldığı anda mı? Telefon, WhatsApp, form, satın alma gibi aksiyonların hangileri işletme için gerçek ticari değer taşıyor?

Burada dönüşümleri ikiye ayırmak önemlidir: birincil dönüşümler ve ikincil dönüşümler. Birincil dönüşümler, Google’ın teklif verirken optimize etmesini istediğimiz ana aksiyonlardır. Örneğin kaliteli form, gerçek satış, arama talebi gibi. İkincil dönüşümler ise gözlem için tutulabilir: sayfa kaydırma, buton tıklaması, belirli bir sayfayı görüntüleme gibi. Bunlar davranışı anlamaya yardım eder ama her zaman teklif stratejisinin ana yakıtı olmamalıdır. Çünkü Google’a “bu da lead” dersen, sistem onu çoğaltmaya çalışır.

Dönüşüm takibi sadece teknik bir kurulum değil, hesabın pusulasıdır. Pusula yanlışsa kampanya ne kadar iyi görünürse görünsün yanlış yöne gider. Detaylı süreç için: dönüşüm takibi kurulumu.

2. Kampanya yapısı, kelime ve negatifler

Ölçüm netleşince kampanya yapısını niyete göre kurarım. Her kelime aynı niyeti taşımaz. “Fiyat al”, “hizmet”, “ajans”, “uzman”, “yakınımda”, “satın al” gibi aramalarla; “nedir”, “nasıl yapılır”, “örnek” gibi aramalar aynı sepete konmamalıdır. Sıkı kampanya ve ad group yapısı bu yüzden önemlidir. Kullanıcının aradığı şey ile gördüğü reklam metni ve gittiği açılış sayfası birbirini tamamlamalıdır.

Kelime seçimi kadar negatif kelime yapısı da hesabın performansını belirler. Hatta birçok hesapta ilk büyük kazanç, yeni kelime eklemekten değil, yanlış aramaları kesmekten gelir. Çünkü bütçeyi koruyan asıl kalkan negatif kelimelerdir. Alakasız aramaları baştan elediğinde hem gereksiz tıklama maliyeti düşer hem de Google’ın öğrenme sinyali temizlenir. Hesap, “kim müşteri olabilir?” sorusuna daha sağlıklı cevap vermeye başlar.

3. Teklif stratejisi — veriye göre

Teklif stratejisini kampanyanın hevesine göre değil, hesabın veri seviyesine göre seçerim. Veri yokken ya da dönüşüm kalitesi henüz net değilken sayım-temelli stratejilerle başlamak daha kontrollüdür. Bu aşamada Maksimum Dönüşüm gibi yaklaşımlar, sistemin dönüşüm sinyali toplamaya başlamasına yardımcı olabilir. Ancak bu dönüşümlerin doğru tanımlanmış olması şarttır; yoksa Google yanlış aksiyonları çoğaltır.

Anlamlı dönüşüm verisi ve mümkünse dönüşüm-değeri biriktikçe daha değer-temelli stratejilere geçilebilir. Hedef CPA veya tROAS gibi stratejiler, hesabın yeterli veriyle beslendiği durumlarda daha verimli çalışır. Burada kritik nokta, stratejiyi modaya göre değil veriye göre seçmektir. “Herkes Performance Max açıyor”, “otomatik teklif daha iyiymiş”, “manuel daha güvenliymiş” gibi genellemelerle hareket etmem. Her hesabın veri hacmi, dönüşüm tipi, satış döngüsü ve bütçe sınırı farklıdır. Strateji buna uymalıdır.

4. Açılış sayfası ve reklam metni

Reklam tıklanır, ama açılış sayfası dönüştürür. Google Ads performansı sadece kampanya panelinde çözülmez; kullanıcının tıkladıktan sonra karşılaştığı sayfa en az reklam kadar önemlidir. Reklamda “hızlı teklif al” diyorsan sayfada gerçekten kolay teklif alma akışı olmalı. Reklamda belirli bir hizmeti öne çıkarıyorsan kullanıcı genel bir ana sayfaya değil, o hizmetin net anlatıldığı sayfaya gitmeli. Mesaj uyumu dediğim şey budur: reklamda vaat → sayfada karşılık.

Açılış sayfasında hız, netlik ve aksiyon çok önemlidir. Kullanıcı ne sunduğunu, neden sana güvenmesi gerektiğini ve bir sonraki adımın ne olduğunu hızlıca anlamalıdır. Form görünür olmalı, telefon veya WhatsApp gibi aksiyonlar mobilde kolay erişilmeli, sayfa gereksiz dikkat dağıtıcı unsurlarla dolu olmamalıdır. Açılış sayfasını da kurabildiğim için (web geliştirme) kampanya, reklam metni ve sayfa arasındaki bu döngü tek elde işler. Yani “reklam başka yerde, site başka yerde, ölçüm başka yerde” kopukluğu oluşmaz.

5. İzleme ve optimizasyon

Kurulumdan sonra iş bitmez; asıl değer düzenli optimizasyonda ortaya çıkar. Arama terimleri raporu, dönüşüm verisi, kalite puanı, reklam metni performansı, cihaz kırılımları, saat/gün dağılımı ve bütçe kullanımı birlikte okunur. Neyin sattığını ölçer, bütçeyi oraya kaydırır, israfı keserim.

Ama bunu yaparken hesabın öğrenme dönemini de bozmak istemem. Google Ads’te her gün panikle ayar değiştirmek çoğu zaman performansı iyileştirmez, sistemi sürekli yeniden öğrenmeye iter. Bu yüzden optimizasyon disiplin ister: yeterli veri biriksin, anlamlı sinyal oluşsun, sonra kontrollü değişiklik yapılsın. Önce duraklat, ölç, sonra ölçekle. Rastgele oynamak değil; sebebi, hipotezi ve beklenen etkisi olan değişiklikler yapmak gerekir.

Kampanya türleri

Her kampanya türünün yeri ayrıdır. İyi hesap yönetimi, hepsini aynı anda açmak yerine; işletmenin hedefi, bütçesi ve veri seviyesine göre doğru karmayı kurmak demektir.

  • Search — Niyetin en net olduğu yerdir ve çoğu hesabın çekirdeğini oluşturur. Kullanıcı zaten bir şey arıyordur; sen de doğru anda, doğru cevapla karşısına çıkarsın. Hizmet işletmeleri, B2B talepler, yerel aramalar ve yüksek niyetli kelimeler için genellikle en kontrollü başlangıç noktasıdır.

  • Performance Max — Güçlü ama kara kutu niteliği taşıyan bir kampanya türüdür. Doğru dönüşüm-değeri, marka hariç tutma ve net hedeflerle kurulmazsa bütçeyi marka trafiğine, düşük değerli yerleşimlere veya işletme için yeterince anlamlı olmayan aksiyonlara harcayabilir. PMax’i “aç ve bırak” mantığıyla değil, ölçüm altyapısı temizken ve hedefleri netken kullanmak gerekir. E-ticarette özellikle önemlidir; ürün feed’i, dönüşüm değeri, kategori kârlılığı ve kampanya ayrımı performansı doğrudan etkiler: e-ticaret Google Ads.

  • Remarketing — Sitene gelmiş ama dönüşmemiş kullanıcıları geri getirmek için kullanılır. Özellikle karar süresi uzun olan hizmetlerde veya sepet/ürün inceleme davranışı olan e-ticaret yapılarında değerlidir. Ama remarketing için yeterli kitle havuzu gerekir. Çok az trafik varsa kampanya teknik olarak çalışsa bile anlamlı hacim üretmeyebilir.

Negatif kelimeler: bütçeyi koruyan kalkan

Google Ads’te hangi aramalarda görünmek istediğini belirlemek kadar, hangi aramalarda görünmek istemediğini söylemek de önemlidir. Hatta küçük ve orta ölçekli bütçelerde bu ayrım kampanyanın kaderini belirler. Çünkü sınırlı bütçe, yanlış aramalara gittiğinde doğru müşteriye sıra gelmez.

“Bedava”, “nasıl yapılır”, “iş ilanı”, “şikayet” gibi alakasız sorgular düzenli olarak negatif listeye eklenmelidir. Sektöre göre buna “örnek”, “pdf”, “maaş”, “kurs”, “staj”, “ikinci el”, “forum” gibi kelimeler de eklenebilir. Burada amaç sadece düşük kaliteli trafiği kesmek değildir; aynı zamanda hesabın veri kalitesini de korumaktır. Google’a sürekli yanlış kullanıcıları gösterirsen sistem o kullanıcıları bulmayı öğrenir.

Arama terimleri raporunu periyodik taramak bu yüzden en yüksek getirili rutinlerden biridir. Birçok hesapta büyük optimizasyon hamlesi, yeni reklam yazmak değil; bütçe sızıntısını kapatmaktır. Negatif kelime listesi yaşayan bir yapıdır. Kampanya açılışında oluşturulur, ama asıl gücünü düzenli bakımda gösterir.

SEO + Google Ads birlikte

SEO ve Google Ads’i birlikte yönetmenin en büyük avantajı, arama niyetini tek ekrandan okumaktır. Ads hangi kelimenin gerçekten sattığını daha hızlı gösterir. Bir kelime çok trafik getiriyor olabilir ama lead kalitesi düşük olabilir. Başka bir kelime daha az aranıyor olabilir ama daha yüksek niyet ve daha iyi müşteri getirebilir. Bu veriyi SEO içerik önceliklendirmesine taşırım.

Böylece SEO tarafında sadece hacme göre içerik üretmek yerine, ticari değeri kanıtlanmış aramalara odaklanmak mümkün olur. Ads kısa vadede talep yakalar, SEO uzun vadeli ücretsiz trafiği inşa eder. Ads ile boşlukları hızla kapatırken, SEO ile zaman içinde reklam bağımlılığını azaltacak organik varlık güçlenir. Doğru yönetildiğinde ikisi aynı arama alanının tamamlayıcı parçalarıdır. Sonuç: tam arama kapsamı.

Neden benimle çalışmalısın

  • Canlı bütçe yönetimi — Gerçek işletmelerin reklamlarını yönetiyorum; bu yüzden her değişikliği dikkatli yaparım. Hesap panelinde görünen her ayarın arkasında gerçek para, gerçek talep ve gerçek fırsat maliyeti vardır. Acele bir hamle yerine, etkisini ölçebileceğim kontrollü adımlarla ilerlerim.

  • Önce ölçüm — Kör optimize etmem. Takip doğru kurulmadan “bu kampanya iyi”, “bu kelime kötü”, “bütçeyi artıralım” gibi kararlar vermem. Çünkü ölçüm bozuksa iyi görünen şey kötü, kötü görünen şey de aslında değerli olabilir.

  • Teşvik hizalaması — Harcamanın yüzdesiyle değil, sabit ücretle çalışırım. Bu önemli bir farktır. Çünkü çıkarımız “daha çok harcatmak” değil, “daha az israfla daha çok dönüşüm almak” yönünde hizalanır. Reklam bütçesinin şişmesi benim kazancımı otomatik artırmaz; bu da kararları daha sağlıklı hale getirir.

  • Dürüstlük — 1. sıra veya garanti satış sözü vermem. Google Ads’te kimse her açık artırmayı, rakip davranışını, piyasayı ve kullanıcı kararını garanti edemez. Benim sunduğum şey ölçülebilir maliyet/dönüşüm, şeffaf süreç ve veriye dayalı iyileştirmedir.

Çalışma modeli ve fiyat

Ücretsiz bir hesap denetimiyle başlarız. Mevcut hesapta nerede para sızıyor, hangi dönüşümler doğru ölçülmüyor, hangi aramalar bütçeyi tüketiyor, hangi kampanyalar gereksiz karmaşa yaratıyor ve neyi düzeltmek en yüksek getiriyi sağlar; bunlara bakarım. Yeni hesap kurulacaksa da önce hedefi, teklif yapısını, dönüşüm aksiyonlarını ve açılış sayfası ihtiyacını netleştiririz.

Sonrasında sabit aylık yönetim ücretiyle net bir teklif sunarım. Reklam bütçen ayrıdır ve doğrudan Google’a gider. Ben o bütçeyi yönetirim; üstünden komisyon almam. Böylece ilişki daha temiz olur: sen bütçenin nereye gittiğini bilirsin, ben de bütçeyi büyütmek için değil verimli kullanmak için çalışırım.

Hesabının neden beklediğin gibi dönmediğini konuşmak, ölçümden kampanya yapısına kadar nerede para sızdığını görmek istersen bana yaz.

Sık sorulan sorular

Google Ads'te ne kadar bütçeyle başlamalıyım?

Sektöre ve tıklama maliyetine bağlı. Önce hedef kelimelerin tahmini tıklama maliyetine bakar, anlamlı veri toplayacak (yani günde birkaç dönüşüm görebileceğin) bir taban bütçe belirleriz. Çok düşük bütçe, algoritmanın öğrenememesi demektir; parayı sürekli az ve dağınık harcamak en pahalı yoldur.

Sonuçları ne kadar sürede görürüm?

Doğru kurulmuş takiple ilk veriler günler içinde gelir. Ama akıllı teklif stratejilerinin 'öğrenme' dönemi vardır (genelde 1-2 hafta); bu sürede sık müdahale etmek öğrenmeyi sıfırlar. İlk hafta gözlem, sonra veriye dayalı optimizasyon.

1. sırada çıkmayı garanti ediyor musun?

Google Ads'te 'sıra' tek bir şey değil — açık artırmada teklif, kalite puanı ve rekabet belirler. Bütçeyi yakıp en üste çıkmak kolay; mesele kârlı dönüşüm. Garanti ettiğim sıra değil, ölçülebilir maliyet/dönüşüm ve şeffaf raporlama.

Mevcut hesabımı mı kullanırsın yoksa sıfırdan mı?

Önce mevcut hesabı denetlerim — geçmiş veri (dönüşüm geçmişi, kalite puanı) değerlidir, atmak istemeyiz. Ama takip kırıksa veya yapı zehirliyse (yanlış dönüşümlere optimize olmuşsa), temiz bir yeniden kurulum daha hızlı sonuç verebilir. Kararı veriyle veririm.

Performance Max kullanmalı mıyım?

Duruma göre. PMax güçlü olabilir ama bir kara kutudur ve kontrolsüz bırakılırsa bütçeyi marka trafiğine veya düşük değerli yerleşimlere harcar. Doğru dönüşüm-değeri verisi, marka hariç tutma ve net hedeflerle kurulursa işe yarar; 'aç ve bırak' denirse para yakar.

Ajanslar genelde yönetim için yüzde alıyor, sen nasıl çalışıyorsun?

Harcamanın yüzdesi modeli teşvikleri bozar (ajans daha çok harcamandan kazanır). Ben sabit bir yönetim ücretiyle çalışmayı tercih ederim — çıkarımız aynı hizada olur: daha az harcayıp daha çok dönüştürmek. Kapsamı ücretsiz bir denetimle netleştiririz.

Aklında bir proje mi var?

Ne geliştirdiğini anlat. Genellikle bir gün içinde dönüş yaparım.

Projeye başla